PARLAMENTO Haberleri
CHP’li Zeynel Emre’den İzmir Torbalı’daki Dolomit Ocağına İlişkin Bakanlığa Soru Önergesi: “Kültürel Miras ve Tarım Alanları Tehdit Altında”
CHP’li Zeynel Emre’den İzmir Torbalı’daki Dolomit Ocağına İlişkin Bakanlığa Soru Önergesi: “Kültürel Miras ve Tarım Alanları Tehdit Altında”
09 Ocak 2026, 10:05
CHP’li Zeynel Emre’den İzmir Torbalı’daki Dolomit Ocağına İlişkin Bakanlığa Soru Önergesi: “Kültürel Miras ve Tarım Alanları Tehdit Altında” CHP Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, İzmir’in Torbalı ilçesi Özbey Mahallesi sınırlarında, Belçikalı Carmeuse Grubu’na ait Kimtaş Kireç Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin dolomit ocağında başlatıldığı belirtilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. CHP’li Zeynel Emre, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde; söz konusu maden sahasının tarım arazisi ve orman alanı içinde yer aldığı, ayrıca Metropolis Antik Kenti ile Karataş Kale Kalıntıları gibi önemli kültürel miras alanlarına son derece yakın konumda bulunduğu iddialarına dikkat çekti. Basına yansıyan bilgilere göre proje kapsamında 297 metrekarelik ek alan talep edildiğini, üretimin ise dinamit patlatma yöntemiyle sürdürüleceğini belirten Emre, her ne kadar “kapasite artışı planlanmadığı” ifade edilse de patlatmalı üretimin çevre, tarım alanları, orman ekosistemi ve yerleşim yerleri açısından ciddi riskler barındırdığını vurguladı. Zeynel Emre, soru önergesinde şu başlıklara yanıt istedi:  Kimtaş Kireç’e ait dolomit ocağı için ÇED sürecinin gerçekten başlatılıp başlatılmadığı, Proje Tanıtım Dosyası’nın Bakanlığa sunulup sunulmadığı ve patlatmalı üretim yapılacağı iddialarının doğruluğu,  Proje sahasının yakın çevresindeki tescilli kültür varlıkları ve arkeolojik sit alanları için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ilgili koruma kurullarından görüş alınıp alınmadığı,  Alanın 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda “tarım arazisi” olarak yer almasının madencilik faaliyetiyle nasıl bağdaştırıldığı,  Orman alanı içinde yürütülmesi planlanan faaliyet için hangi izinlerin talep edildiği, izin alanının büyüklüğü ve yaban hayatı, su rejimi ile ekosistem bütünlüğüne etkilerin hangi bilimsel raporlarla değerlendirildiği,  “Kapasite artışı yok” denilmesine rağmen patlatmalı üretimin yaratacağı çevresel etkilerin Bakanlık tarafından nasıl ele alındığı. Emre, “Bu mesele artık yalnızca bir şirket faaliyeti değildir. Kültürel mirasın korunması, tarım alanlarının geleceği ve yurttaşların can güvenliği açısından devletin açık ve şeffaf biçimde kamuoyunu bilgilendirmesi zorunludur” ifadelerini kullandı.
Hatay’da Depremzedelere TOKİ Mağduriyeti: Mülkiyet Hakları Yok Sayılıyor
Hatay’da Depremzedelere TOKİ Mağduriyeti: Mülkiyet Hakları Yok Sayılıyor
06 Ocak 2026, 12:46
Hatay’da Depremzedelere TOKİ Mağduriyeti: Mülkiyet Hakları Yok Sayılıyor 6 Şubat depremlerinin en ağır yıkımı yaşattığı Hatay’da, depremzedelerin yaşadığı mağduriyetler TOKİ konutlarıyla birlikte daha da derinleşiyor. CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, deprem sonrası inşa edilen TOKİ konutlarında yaşanan hak kayıpları, mülkiyet ihlalleri ve adaletsiz uygulamaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Güzelmansur, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde, Hataylı depremzedelerden kendisine çok sayıda şikâyet ulaştığını belirtti. Depremzedelerin, tapulu taşınmazlarının fiilen ellerinden alındığını, yıllardır birlikte yaşadıkları komşularından koparıldıklarını ve eski evleriyle kıyaslanamayacak ölçüde küçük, niteliksiz ve konumsal olarak dezavantajlı dairelere mahkûm edildiklerini ifade etti. “150 metrekarelik evlerin yerine 67 metrekarelik daireler veriliyor” Güzelmansur, 150–160 metrekare olan tapulu dairelerin yerine 67–90 metrekarelik konutlar tahsis edilmesinin kamu vicdanını yaraladığını vurgulayarak, “Zemin kat, arka cephe, manzarasız, kör nokta dairelerin ağırlıklı olarak depremzedelere verilmesi adalet duygusunu zedeliyor. Rayiç değeri yüksek bölgelerde yaşayan yurttaşlarımız kent çeperlerine sürülüyor” dedi. “Güçlendirin denildi, sonra yıkıldı” Bazı vatandaşların, binaları için ‘güçlendirin, oturun’ denilerek yüz binlerce lira harcadığını, ardından aynı binalar için yıkım kararı alındığını hatırlatan Güzelmansur, “Bugün bu insanlar hem evlerinden oldu hem de başka mahallelere, kırsal nitelikli bölgelere yönlendirildi. Bu kabul edilemez” ifadelerini kullandı. Yerinde dönüşüm ilkesi ihlal ediliyor Harbiye’de yaşayan depremzedelere Orhanlı’dan, şehir merkezinde yaşayanlara kent merkezi dışından konut verilmesinin yerinde dönüşüm ilkesine açıkça aykırı olduğunu belirten Güzelmansur, “Devletin görevi depremzedeyi daha kötü koşullara mahkûm etmek değil, haklarını eksiksiz iade etmektir” dedi. “Küçük ve niteliksiz konut veriliyor, üstüne borçlandırılıyorlar” Depremzedelere daha küçük ve niteliksiz konutlar verilmesine rağmen borçlandırma yapılmasının mağduriyeti katladığını vurgulayan Güzelmansur, ödemelerin yapılmaması nedeniyle durduğu iddia edilen TOKİ inşaatlarının da kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi. CHP’li Güzelmansur’un Bakan Kurum’un yanıtlanmasını istediği sorular şunlar: Hatay ilinde deprem nedeniyle evi yıkılan veya ağır hasar alan vatandaşlara tahsis edilen TOKİ konutlarında, eski konutun metrekare, cephe, kat ve konum özelliklerinin korunması yönünde bir kriter uygulanmış mıdır? Uygulanmadıysa gerekçesi nedir? 150–160 metrekarelik tapulu dairelerin yerine 67–90 metrekarelik konutlar verilmesi hangi mevzuata ve hangi değerleme esaslarına dayanmaktadır? Rayiç bedeli yüksek bölgelerde, şerefiyesi yüksek dairelerde oturan depremzedelerin kent çeperlerindeki binalarda zemin kat, son kat, arka cephe ve kör nokta gibi niteliksiz konutların ağırlıklı olarak depremzedelere verilmesi tesadüf müdür, yoksa bu yönde bir planlama yapılmış mıdır? Güçlendirme yapmaları istenen ve bu amaçla ciddi maddi harcama yapan vatandaşların binalarının daha sonra yıkılmasının hukuki ve teknik gerekçesi nedir? Bu vatandaşların uğradığı maddi kayıplar için bir tazmin veya telafi mekanizması var mıdır? Yerinde dönüşüm ilkesi varken, Harbiye’de yaşayan bir depremzedenin Orhanlı’ya, şehir merkezinde yaşayanın kent dışına yönlendirilmesinin gerekçesi nedir? Depremzedelere daha küçük ve niteliksiz konutlar verilmesine rağmen neden borçlandırma yapılmaktadır? Bu borçlandırmaların iptali veya yeniden düzenlenmesi düşünülmekte midir? Ödemelerin yapılmaması nedeniyle durduğu iddia edilen TOKİ inşaatlarının sayısı kaçtır? Bu durumdan etkilenen aile sayısı nedir? Hatay’da deprem konutlarıyla ilgili artan şikâyetler karşısında Bakanlığınız tarafından bağımsız bir denetim, yeniden kura veya hak iadesi çalışması yapılması planlanmakta mıdır?